|
|
|
|
İnatçı uykusuzluklar! Bırakın peşimi artık… Umut, sadece ‘sen’ tut elimi… Gör beni, bak sana bakmaktayım… Çaresizliğim avuçlarımda, Sımsıkı tutmaktayım… İsyanım kendime…
Gelecek, kalbimde olsa bile, Korku hep kalır benimle, Gittiğini zannetsem de… Umut yerine, Hep ‘o’ tutar elimi, yine…
Bu satırlar niye… Aşk var mı sizce, Bu tutarsız dizelerde… Yoksa, tanrı mıdır, ‘Sev!’ diyen bize… Yoksa, her sevdiğimiz, Tanrı aşkının bir yanılsaması mıdır, bizce…
Güçsüzlükler ve yenilgiler için mi bütün bu çabalar… Sevmeler, sevişmeler, Kabullenmeler, sessizlik… Başlangıçlar ve bitişler…
Ya arkamda bıraktığım izler… Verdiğim bu özveriler olmasaydı, Bu kadar yaratıcı olabilir miydim… Aşkı böyle güzel, Acıyı böyle acı, yazabilir miydi elim…
Kalbimde bu izler olmasa, Kalemimin ruhu, girer miydi içinize… Birleştirir miydiniz hayatınızı, ruhunuzu, kalemimle… Yaşadıklarımı, üzüntülerimi, hayal kırıklıklarımı, İtinayla üzerinize silkerken, Karamsarlığa sürüklendiniz mi hiç… Ağır geldi mi, gerçek ben’i hissetmek…
Ya da, Hiç sevilmediğiniz düşünüp, Bir hiç uğruna aldatıldığınızı, Hüzün mevsiminden, Hüsran mevsimine, geçtiğinizi düşündünüz mü…
Ağladınız mı geleceğe… Gelecek, hem ‘ben’ kadar yakın, Hem bir çöl kadar uzak, yalnız, Derin ve sessiz oldu mu…
Geçmiş, dikenlerini batırırken elime, Dağ gibi dururken önümde, Yorgun kalbimle, kendimi yiyip bitirirken, Işık saçtınız kalbime… Geçmişin dar yolları, Giderek genişledi önümde… Yürümek ne kelime, Koşmalı artık, Ama sizinle… Beni, ben yapacak son cümle, “Sizin ruhunuz, son nefesime kadar besleyecek kalemimi, sadece…”
Bu yazının Tüm hakları ECE GÜRSEL’E ait olup, izinsiz kullanılamaz.
|
|
Bu yazı 2817 kez okunmuş
|
|
|
|