|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
''Rüyalarını gerçekleştirmek istiyorsan eğer, önce uykudan uyanmalısın'' demişti yıllar önce biri. Ne ben bilebilirdim, ne de o bilebilirdi bu kadar yılın ardından, bu cümleye bir feragat, bir hürmetkarlık içinde önünde saygıyla eğilebileceğimi... Uzun merdiven aralıklarının başında görmüştüm yıllar önce birini. Geçen bir kaç günün ardında o adamı bir durakta yine görmüştüm.Aynı kareydi aslında gördüklerim. Tarihler, zamanlamalar farklıydı. ciddi farklardan bir diğeri ise, hava kapalıydı...
Rüyalarını gerçekleştirmek istiyorsan, eğer önce uykudan uyanmalısın. Uyanamıyorsan da biri uyandırsın. Geç oldu... güç olacak mı biline bilinçlene, bir garip muamma... Ben kaybettiklerim için çok aceleciyim, o ise gayet sıradan,rahat, yüzünde muzur bir ifade... Bunu o da farkında. bal gibi hemde. Sen yanımda dur, ben senin yanında. Ama sen hep gel, ben arada sekeyim tarzında. Suçlu aramıyoruz! Ona verilen cevap bile hakaret mi yoksa dua mı? Bu tadı ayrıştıramıyorum.
Ben geçmiş için hesap verebilirim. Çünkü ben eski ben değilim. O geçmiş için hesap veremez. Çünkü o da eski o değil...
Uzun zamanlar olmuş, araya yıllar girmiş, ölümler uğramış yakınlarımıza. Benim saçımın rengi değişmiş, ve içimde hayat. Onun gördüklerinden dolayı, bence hayat gözünde eskimiş..Benim ruhum arada tökezlemiş, onunki kısa metrajlı film tadında... Bunlar benim hissettiklerim. Onun hissettirdikleri de benim. Ben ise henüz kimsenin değilim, onun hiç değil...
Merdivende yakasına yapıştığım,uzun yıllar sonra ancak yanıma çekebildiğim bir adamı dün İstiklal'de tanıdım. Böyle soğuktan titrek hali var. Uzun uzun konuşuyor, yüksek kahkahalar atıyor. Arada elimi sıkıyor, arada boşluyor. Bir de kendine yeni anlamlar katıyor... İZOLE olmuş bir ruhu yenilemeye çalışıyor, ne kadar başarılı olacak bir tartışma konusu olarak içimin masasına yatırılıyor. Elimi masaya vurabilirim, yüzümü masaya kapatabilirim... O masada keyifli sohbetler içinde mutluluk konuşmaları sergiler, açık oturumlarda kendimi sergilerim. Deliliğim tutabilir, dikkat benim ruhumda izole çıkabilir! İzole ruhundan gelenleri, izole olmaya aday ruhuma katabilirim...
Şimdi dışımdaki yağmur içimdeki pencereyi buğulandırıyor Gözümdeki karalar biraz bulanık. Ben buğulu cama adını yazabilirim, o silebilir... İnatla devam ederim. Henüz erken diyebilir...
Rüyamı gerçekleştirmek için uykudan uyanmamıştım oysa ben. Gördüğüm bir rüyadan uyanabilmek için uyanmayı yeğlemiştim. Maksat bu rüyalar çok şey öğretir diyebilmekteymiş. Ama bir farkla! Uyurken gördüğün, uyanıkken gördüğün olunca aynı olmuyor. Sebepsiz iç çekişlerim...
Bu ve diğer yazıların tüm hakları Yeşim COŞKUN'a aittir. İzinsiz kullanılamaz...
|
|
Bu yazı 3333 kez okunmuş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|